Çağımızın en büyük hastalıklarından biri olan obezite gerekli önlemleri alınmazsa ölüme kadar götüren bir hastalıktır. Obezite aslında tüm hastalıkların öncüsüdür. Fazla miktarda tüketilen her türlü şeker çeşidi karaciğer yağ olarak depolar bu depolanan yağlar özellikle bel ve karın çevresinde toplanır ve bel simidine yol açar. Aşırı şekilde şeker kullanmak leptin denilen hormonun dengesini bozar leptin hormonun görevi insanların yeteri kadar besin aldığımızı bize bildirmesidir ve bu hormonun dengesini bozduğu için tokluk hissi kaybolur ve sürekli yemek yeme isteği gelir.
Aslında doğal şeker süt ve süt ürünleri baklagiller insanların günlük olarak alması gereken şekeri takviyesi için bire birdir ve kanseri önler ama rafine şeker boş kalori olduğu için obeziteye yol açmasıyla bazı kanser türlerinin ortaya çıkma oranını arttırır. Şekerli besinlerin glisemik endeksi yüksel olduğu için pankreas meme gibi kanser türlerine doğrudan olmasa da dolaylı yoldan şeker tüketimi ile ilişkilidir. Şeker aslında insan oğlunu mutlu eden bir maddedir çünkü şeker vücuda girdiği zaman serotonin hormonunu salgılar bu hormon ise insana mutluluk verme görevi taşımasıyla insanı şekere bağımlı yapabilir. Şekeri tüketmediğimiz her an bu hormon tetiklenmediği için insanlar mutsuz olabilir. Şeker insanı mutsuzluğa sürükler. Bunun için şeker tüketmek vücut dengesini bozduğu için şekeri tüketmekten kaçınmalıyız yoksa bu bizi sürekli olarak depresyona sokabilir. Anlayacağımız o ki şeker insanı psikolojik olarak da etkiler ve psikolojik sorunlar ortaya çıkmasına sebep olur.


Cidden şeker konusundaki bu bilgili yazınız için çok teşekkür ederim
YanıtlaSilRica Ederiz
Sil